Konu Başlıkları

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Kırmızı Saçlı Kadın - Orhan Pamuk

Orhan Pamuk, hiç bir zaman dilini çok edebi bulduğum, anlatımına hayran olduğum, kitaplarını okurken satırlarını çizip durduğum bir yazar olmadı. Bundan önce 'Kafamda Bir Tuhaflık'ı okumuştum. Aklımda İstanbul'un değişimi ve değişime -bilmeyerek- direnen bir insan kalmıştı. 'Kırmızı Saçlı Kadın'da ise hikaye ilgi çekici bir şekilde başladı; terk edilmek, yalnız hissetmek, baba-oğul ilişkisi ve vicdan azabı üzerine bir roman olacağı kendini hissettirdi. Ancak kurgusu aceleye gelmiş, bağ kurulan doğu ve batının temel iki metninden romanda öyle çok söz edilmiş ki  ne esas kahraman Cem'in iç dünyasına derinleme inmiş Pamuk, ne de 'Kırmızı Saçlı Kadın'la, açmazlarıyla ve çelişkileriyle, kadın olmakla ilgili konuları ayrıntılı olarak anlatmış. Romanın sonu ise klasik Yeşilçam filmlerine benziyor ve biraz da alelacele bağlanmış gibi. Yazmak gibi bir yeteneğim olmasa da bir okur olarak elimdeki eserden zevk almanın hakkım olduğunu düşünüyorum. 
Kitaptan aforizmalar çıkartmayı ya da kitapta derinlikli ifadeler bulmayı ummuyordum, ama daha önce yazdığı kitaplardaki gözlem gücünü ayrıntılı anlatımlarla bu kitabında görmeyi bekliyordum. Sayfa sayısının az olması ve merak unsurunu cezbetmesi açısından dikkat çekebilecek bir kitap denebilir 'Kırmızı Saçlı Kadın' için. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder